İnsan Kaynakları
Tel: (0532) 308 2096

Yeni doğanları neler bekliyor?

Yeni doğanları neler bekliyor?

Yenidoğan özellikleri ve bakımı

1. HAFTA İlk haftada bebekler ani ve aşırı şeylere bütün vücuduyla tepki verir. Yanağını okşadığınızda emmeye başlayabilir. Başını sağa sola döndürebilir, ellerini ve kollarını hareket ettirebilir. Yeni hayata alışmaya çalışan bebek sıklıkla uyur ve dengesini pek sağlayamaz. Bu nedenle bebeği tutarken baş bölgesini destekleyici şekilde taşımak gerekir. Yeni doğan bir bebeğin vücut ağırlığı 2500-4000 gram arasında değişir. Doğumu takip eden ilk günlerde vücut sıvısının azalmasına bağlı olarak vücut ağırlığında yüzde 5-6 oranında azalma
olur. Bu durum normal olduğu için anne-babaların çok fazla panik yapmaması gerekir. Bebeğin dışkısını ilk 48 saat içerisinde yapması beklenir. Çoğu bebek mekonyum denilen koyu yeşil, yapışkan dışkıyı ilk 24 saat içinde yapar. Anne sütü alan bebeğin dışkısı 3-4. günlerde parlak, altın sarısı renge dönüşür.
doğum sonrası

2. HAFTA Bebeklerde görülen hareketler hala ilk haftayla aynıdır. Aniden gelen sese karşı irkilebilir ve tepki verebilir. Anne sütünü emen bebek, artık meme ucunu yakalamaya çalışır. Acıktığında ya da altı kirlendiğinde yardım istemek için ağlar, ancak anne sesine karşı duyarlı olduğundan sakinleşebilir.

3. HAFTA Bebek bu haftada yüzükoyun yatarken başını kaldırmaya ve dengesini sağlamaya çalışır. Vücudunu, kucağında tutan kişinin vücuduna göre ayarlamaya başlar. Kollarını ve bacaklarını oyun amaçlı olarak uzatır. Işık ya da herhangi bir nesneye bakarken gözlerini yanlara çevirebilir. Bu dönemde göbek bağı düşebilir. Göbek bağının kuru tutulması ve enfeksiyon kapmamasına dikkat edilmelidir.

4. HAFTA Bebeklerde doğumla birlikte işitme mevcuttur. İşitme kaybı erken dönemde tanımlanıp tedavi edilmediğinde, konuşma ve dil gelişimi zarar görebilir. Sağlık kuruluşlarında yeni doğan tüm bebeklere işitme testi yapılır. Bebek artık birtakım sesleri ayırt edebilmeye başlar ve farklı tonlarda sesler çıkarabilir. Nesneleri tutabilir, ancak düşürür.

Yenidoğan sarılığı
Sarılık, yeni doğan bebeklerde en sık karşılaşılan sorunlardan biridir. İlk hafta içinde zamanında doğmuş bebeklerin yaklaşık yüzde 50’sinde, erken doğan bebeklerin ise yüzde 85’inde sarılık ortaya çıkar. Sarılığın nedeni, bebeğin kanında bilirubin denen bir maddenin fazlalaşmasıdır. El ve ayaklara kadar inmiş sarılıkta bilirubinin 20 mg/dl civarında olduğu düşünülür. Ancak bu değerlendirme klinik deneyim gerektirir ve yanılmalara neden olabilir. Bu nedenle şüpheli her durumda laboratuarda kanda bilirubin ölçtürmek en uygunudur.

Fizyolojik sarılık
Yenidoğan bebeklerin birçoğunun bilirubin düzeyleri yükselir. Bu geçici yükselmeye, fizyolojik sarılık denir. Erken doğan bebeklerde sarılık daha sık ve şiddetli görülür. Fizyolojik sarılık genellikle doğumdan sonraki 2-3. günlerde ortaya çıkar ve 7-10. günde kaybolur. Erken doğan bebeklerde sarılığın ortaya çıkması daha geç olurken kaybolması da geç olur. Kaybolma, en son göz aklarında olur. Fizyolojik sarılıkta bilirubin düzeyleri; zamanında doğanların 12 mg/dl, erken doğanların ise 15 mg/dl’yi geçmez.

Fizyolojik olmayan sarılıklar
En başta kan uyuşmazlığına bağlı sarılıklar görülür. Kan hücrelerinin bazı yapısal bozuklukları da sarılığa neden olabilir. Yenidoğan sarılığı, tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Ancak çok fazla artmış bilirubin beyne geçerek kalıcı harabiyet yaptığından uzman doktor tarafından dikkatle izlenmesi gerekir.

Tedavisi
Sarılığın tedavisi, bilirubin yüksekliğine yol açan nedeni ortadan kaldırmaya ve beyin harabiyetini önlemeye yöneliktir. Bilirubin düzeylerini, belirlenen düzeylerin altında tutmak için öncelikle bebeğin yeterli sıvı ve kalori almasını sağlamak gerekir. En sık, fototerapi denen ışık tedavisi uygulanır. Bu tedaviyle bilirubin, ışık etkisiyle vücuttan kolay atılabilen, suda erir hale getirilir. Zamanında doğan bir bebekte fototerapi, bilirubin düzeyi 15 mg/dl’yi aştığında uygulanır. Tedavide son basamak, kan değişimidir. Kan değişimi genellikle kan düzeyi 20 mg/dl’yi aştığında uygulansa da, kan değişimi için konulan sınırlar bebeğin doğum haftasına, doğum kilosuna, sarılığın nedenine ve bebekte mevcut ilave hastalıkların varlığına bağlı olarak değişir.

Cilt özelliği
Yeni doğan bebeklerin deri kalınlığı erişkinlerinkinden incedir. Alerjene duyarlılık yenidoğanlarda daha azdır. Enfeksiyonlara karşı dirençleri düşüktür. Yenidoğan döneminde görülen bazı fizyolojik deri bulgularının bilinmesi ve bunların patolojik deri bulgularından ayırt edilmesi gerekir. Bunlardan 3 tanesini bilmekte yarar var:

1) Toksik eritem; merkezinde iğne ucu büyüklüğünde sarı-beyaz şişkinlik bulunan, 1.5-2 santim çapındaki kırmızı lekelerdir.
2) Işığa bağlı döküntüler; özellikle fototerapi alan bebeklerde görülen geçici deri lezyonlarıdır.
3) Mongol lekeleri; genellikle kalçalar üzerinde görülen, kenarları düzensiz,
mavimsi, gri-mor renkte lezyonlardır. İlk 1 yılda kaybolurlar.

Deri rengi Yenidoğan döneminde derinin rengine dikkat edilmelidir. Solukluk genellikle kansızlık (anemi) nedeniyledir. Sarılığın en önemli nedeni, hiperbilirubinemidir. Hiperpigmentasyon (koyu renkli deri bölgesi-özellikle erkek bebeklerde genital bölgede) hormonal bozukluğun (adrenogenital sendromu) ilk bulgusu olabilir.

Yenidoğan döneminde her çeşit hemangiom (kan damarı genişlemesi) olabilir. Soluk kırmızı renkte, özellikle alın, boynun ön yüzü, burun kökü, göz kapakları gibi yerleşim gösteren bu lezyonlar bebek birkaç aylık olunca solmaya başlar ve 1 yaşına doğru hemen hemen tamamen kaybolurlar.

Bebek anne karnındayken derisini koruyan beyaz renkte, peynirimsi kıvamdaki maddeye verniks kazeoza denir. Bebeği soğuk, kuruluk ve enfeksiyonlara karşı korur. Bebeklerde özellikle yüz, kulak, omuz ve sırtta bulunan ince, geçici kıllara lanugo denir. Bir süre sonra bu ince kıllar dökülürler. Yüzlerindeki milia ve miliaria’nın enfekte deri lezyonlarından ayırt edilmesi gerekir. Milia, ter bezlerinin tıkanması ve gerilmesiyle ortaya çıkan toplu iğne başı büyüklüğünde, sarımsı-beyaz renkte, genellikle küçük gruplar halinde bulunan, çok ince duvarlı lezyonlardır. Miliaria (isilik) ise, havanın çok sıcak olmasına veya bebeğin aşırı örtülmesine bağlı olarak ter bezlerinin gerilmesiyle meydana gelen toplu iğne başı büyüklüğünde, kırmızı-pembe renkteki deri lezyonlarıdır. Deride dolaşım bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan, kırmızı-mor renkteki çizgilenmelere; kutis marmoratus denir.

Vücut özelliği
Yeni doğan bebeğin görünümü çok farklıdır. Yüzü yuvarlak, başı geniş ve burnu basıktır. Vücut ısısı düşük ve göbeği düşmemiştir. Kas kontrolleri oldukça zayıftır. Çünkü kas yapısı henüz yeterince gelişmemiştir. Yeni doğan bebeklerin başı diğer organlara göre daha büyüktür. İskelet yapısı ise yumuşak ve esnektir. Vücuttaki bazı kemikler yeterince sertleşmemiştir. Baş çevresi 35 cm. civarındadır. Baş kemikleri arasında boşluklar vardır. Bu boşluklara bıngıldak denir. Bu bıngıldaklar doğumun kolaylaşmasına yardımcı olur. Bebeğin kafasında altı tane bıngıldak vardır ve en önemlisi tam tepedekidir. Bunlar 6-18 ay civarında kapanır. Zamanında doğan bebeklerde ortalama boy; 48 ile 52 cm, kilo ise 2.5 ile 4 kilogram arasıdır. Yeni doğan bebeklerin sinir sistemi yeterince gelişmemiştir ve tepkilerin çoğu reflekslerle gerçekleştirilir. Solunum kasları henüz gelişmediğinden solunumları hızlıdır. Dakikada solunum sayısı; 40-60 arasıdır. Kalp atışları hızlıdır.

Doğumdan itibaren bebekte bazı duyular iyi gelişmiştir. Bunların başında işitme duyusu yer alır. Seslere karşı hareketlerle karşılık verirler. Tat alma ve koku alma duyusu da iyi gelişmiştir.

Bebeğim ve Biz Dergisi için tıklayın
Yorum yaz

iskur özel istihdam bürosu İşkur Sicil No : 620 İş kurumuna bağlı özel istihdam bürosu. 4904 Sayılı Türkiye İş kanunu gereğince iş arayanlardan menfaat sağlanması ve ücret alınması yasaktır.

Birinci Danışmanlık Adres

Merkez: Emniyet evleri mah. Yeniçeri sok. No:42/2 Gökyapı İş Merkezi 4. Levent / İstanbul
Gsm : (0532) 308 2096
Telefon: (0212) 284 0505
Website: http://birincidanismanlik.com
Email: info@birincidanismanlik.com